Gayrimenkul piyasası, yeni rayiç bedeller üzerinden hesaplanan tapu harçları ve değer artış kazancı vergileriyle adeta kilitlendi. Son güncellemeler sonrası ortaya çıkan vergi yükü, hem alıcıları hem de satıcıları masadan kaldırdı. Birçok satış görüşmesi askıya alınırken, imzalanmış sözleşmelerin dahi iptal edildiği bildiriliyor.
Tapu Harcı Şoku Alıcıyı, Vergi Yükü Satıcıyı Vurdu
Belediyeler tarafından güncellenen rayiç bedellerin, piyasa gerçeklerinin çok üzerinde belirlenmesi tapu harçlarını rekor seviyelere taşıdı. Bu durum alıcıların satın alma iştahını ciddi şekilde azaltırken, satıcılar da beklemedikleri vergi faturalarıyla karşı karşıya kaldı.
5 Yıl Kuralı Bu Kez Daha Ağır Geldi
Gayrimenkulünü 5 yıl dolmadan elden çıkarmak isteyen mülk sahipleri için tablo daha da çarpıcı. Yükselen rayiç bedeller, değer artış kazancı vergisini katladı.
Örneğin; Ankara Çankaya’da Aralık 2022’de 2 milyon 500 bin TL’ye satın alınan bir konutun, 2026 yılı başı itibarıyla rayiç bedeli 11 milyon TL’ye yükseldi. Bu artış sonucunda yaklaşık 1 milyon 450 bin TL gelir vergisi ve 800 bin TL’ye yaklaşan tapu harcı gündeme geldi.
Belediye İtirazları Reddediyor
Vergi yükünden kaçınmak isteyen alıcı ve satıcılar, rayiç bedellere itiraz için belediyelere başvurdu. Ancak yapılan başvuruların tamamı reddedildi. Belediyeler, fiyat artışlarının Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın belirlediği vergi çerçevesinde yapıldığını belirterek geri adım atmadı.
Arz Patlaması Kapıda Olabilir
Ankara merkezli Gayrimenkul PR, yaşanan gelişmelerin piyasa üzerindeki olası etkilerini şu sözlerle değerlendirdi:
“Vergi maliyetleri bir gecede tamamen değişti. Birden fazla taşınmazı olan mülk sahipleri, ağır vergi yükünden kaçınmak için satışa yönelebilir.
Bu da kısa vadede konut arzını artırabilir. Arz artışı, fiyatların baskılanmasına hatta geri çekilmesine neden olabilir. Ancak satıcılar bu vergileri fiyatlara yansıtırsa, piyasada ciddi bir durgunluk yaşanması kaçınılmaz olur.”
Uzmanlara göre tapu harcının uzun süredir ağırlıklı olarak alıcıya yüklenmesi de değişebilir. Önümüzdeki dönemde taraflar arasında daha dengeli bir paylaşım gündeme gelebilir.
Yaşanan bu sürecin kamu gelirlerini artıracağı öngörülse de, emlak sektörü açısından sancılı ve alışılması zor bir dönemin başladığı ifade ediliyor.