Bize Ulaşın

Sektörel

Kiracıları ilgilendiren gelişme!

Koronavirüs salgını birçok sözleşme ilişkisi gibi, kira sözleşmelerini de yakından etkiledi. İşte kira sözleşmelerinde yapılan düzenlemeler…

Dünyayı sarsan Koronavirüs (Covid-19) salgınından yakından etkilenen alanlardan biri de kira sözleşmeleri oldu. İş yeri kiralarıyla ilgili yapılan yasal düzenleme sonrasında 1 Mart ile 30 Haziran 2020 tarihleri arasında işyeri kiralarının ödenememesi hâlinde, işyeri sahiplerinin kiracı hakkında tahliye davası açma ve kira sözleşmesini feshetme haklarını kullanabilmeleri yasaklandı. Sözleşme Hukuku Uzmanı Doç. Dr. Umut Yeniocak “Kirada yaşayan milyonlarca insan için yaşadıkları evlerin yasal olarak güvence altına alınması ertelenemeyecek, önemli bir ihtiyaçtır” diyor. Yeniocak, ödenemeyen iş yeri kiraları için tanınan sürenin 30 Haziran’a kadar devam etmesinin yanı sıra, bu tarihten sonra da, bu süreçte ödenmeyen kiralar için geriye dönük işlem yapılıp kiracıların tahliye edilemeyeceğini ifade etti.

Konut Kiraları İçin Tedbir Alındı mı? 

İş yeri kiraları için alınan bu önlemin, konut kiraları için de alınması gerektiğini ifade eden Umut Yeniocak, “İş yerleri için alınan önleme karşılık, şu anda konut kiraları için özel bir önlem alınmış değil. Ancak 30 Nisan’a kadar genel olarak icra takipleri durdurulduğu ve acil işler dışında mahkemeler de işlem yapmadığı için şimdilik, 30 Nisan’a kadar ev kirasını ödemeyene işlem yapılamaz. Ama sonrasında, bu süreçte ödenmeyen kiralar için geriye dönük olarak işlem yapılıp geçmiş kira borcunu ödemeyen kiracı tahliye edilebilir” diyor.

Devamını Oku
Reklam
Tıkla Yorum Yap

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektörel

Türkiye’nin yüzde 56’sı DASK’lı

Kuruluşundan bu yana sigortalılık oranlarının ve sigorta bilincinin artması için çalışmalar yürüten Zorunlu Deprem Sigortası’nın (DASK), Türkiye …

Kuruluşundan bu yana sigortalılık oranlarının ve sigorta bilincinin artması için çalışmalar yürüten Zorunlu Deprem Sigortası’nın (DASK), Türkiye genelinde yüzde 56’lık sigortalılık oranı bulunuyor.

Türkiye’nin Zorunlu Deprem Sigortası karnesi ile afet yönetimi ve hasar ödemesi alanında yapılan çalışmaları paylaşıldı.

ZORUNLU DEPREM SİGORTALI KONUT SAYISI 10 MİLYONA ULAŞTI

Zorunlu Deprem Sigortalı konut sayısı 10 milyona yaklaşırken, sigortalılık oranı ise yüzde 56 oldu.

DASK Yönetim Kurulu Başkanı Mete Güler, şunları kaydetti:

“17 Ağustos Marmara Depremi’nin ardından kurulan DASK, depremden sonra hayatın kaldığı yerden devam etmesini sağlama hedefiyle 20 yılda pek çok çalışma gerçekleştirdi. Yürütülen bu çalışmalar sonucunda bugün Türkiye’deki her iki konuttan biri Zorunlu Deprem Sigortası güvencesi altına alındı. DASK olarak depremlerin ardından hızla sahaya inerek depremin neden olduğu yaraları sarmak için çalışmaya başladık.

MADDİ HASARLAR İÇİN KONUT SAHİPLERİNE 440 MİLYON LİRA ÖDEME YAPILDI

20 yılda depremlerin neden olduğu maddi hasarlar için konut sahiplerine 440 milyon lira ödeme yaptık. Bu ödemenin 220 milyon lirasını Elazığ’da yaşanan son depremde gerçekleştirdik.”

25 MİLYAR LİRAYA ULAŞAN TOPLAM HASAR ÖDEME GÜCÜ

Depremlerin ardından hasar yönetimi için atılacak adımların hızla uygulamaya konulduğunu belirten Güler, şunları ifade etti:

“Arama kurtarma çalışmaları devam ederken biz de DASK olarak eksperlerimizle birlikte hasar tespitine en kısa sürede başlamak için gerekli organizasyonu yürütüyoruz. Enkaz kaldırma ve arama kurtarma çalışmalarının tamamlanmasının ardından da bir hafta içinde eksperlerimizi sahaya gönderiyoruz. Hasar yönetimindeki başarımızın ve poliçe sahibi vatandaşın tazminatını vaktinde almasının DASK’a duyulan güvenin temel unsurlarından biri olduğunu biliyoruz. DASK ile kurduğumuz başarılı sistem sayesinde yurt içi ve yurt dışı reasürans destekleri de alarak, bugün 25 milyar liraya ulaşan toplam hasar ödeme gücümüzle depremlerin neden olduğu maddi hasarın yönetimi açısından ülkemize önemli bir avantaj sağlıyoruz.”

HASAR DOSYALARI ARTIK E-DEVLET ÜZERİNDEN TAKİP EDİLEBİLECEK

DASK’ın, e-devlet üzerinden sunduğu hizmetlere yenilerini eklediğini, ifade eden Güler, “E-devlet üzerinden sunduğumuz hizmetler kapsamında Zorunlu Deprem Sigortası poliçe sahipleri bugüne kadar sistem üzerinden poliçelerini görüntüleyebiliyorlardı. Şimdi hizmetlerimizi daha da ileri taşıyoruz ve e-devlet üzerinden işlem yapabilme kolaylığının hasar yönetimi süreçlerine katkı sağlayacağını düşünüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Böylelikle DASK’ın e-devlet üzerinden sunduğu yeni hizmetler kapsamında poliçe sahipleri kendilerine ait deprem hasar dosyalarının durumlarını e-devlet üzerinden görüntüleyebilecek ve eksik evraklarını direkt sistem üzerinden hasar dosyalarına iletebilecek.

Ayrıca deprem sonrasında çağrı merkezi, IVR, web sitesi gibi ihbar kanallarının yanında e-Devlet üzerinden de hasar ihbar bildiriminde bulunabilecek.

MARMARA BÖLGESİ YÜZDE 67’LİK SİGORTALILIK ORANIYLA İLK SIRADA

Bölgesel bazda bakıldığında Marmara Bölgesi yüzde 67’lik sigortalılık oranıyla ilk sırada yer alırken, sigortalılık oranları Ege Bölgesinde yüzde 54, İç Anadolu’da yüzde 52, Akdeniz ve Doğu Anadolu’da yüzde 48, Karadeniz’de yüzde 45 ve Güneydoğu Anadolu’da yüzde 44 düzeyinde seyrediyor.

DEPREM GEÇİREN KENTLERİN YÜZDE 80’İ SİGORTALI

Zorunlu Deprem Sigortalılık oranı en yüksek iller arasında özellikle deprem geçirmiş iller yer alıyor. Sigortalılık oranı Bolu, Tekirdağ, Yalova ve Sakarya’da yüzde 80’in üzerinde.

Devamını Oku

Sektörel

Ocak-ağustos arasında en çok konut Esenyurt’tan alındı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, yılın 8 ayında en çok konut satılan ilçeler sıralamasında liderlik 23 bin 79 adetle İstanbul …

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, yılın 8 ayında en çok konut satılan ilçeler sıralamasında liderlik 23 bin 79 adetle İstanbul’un ilçesi Esenyurt’un oldu.

Konut satış adedinde hem de artış yüzdesinde İstanbul, Ankara ve İzmir öne çıktı.

Uzmanlara göre kredilerin düşük faizleri konut almayı artırırken, vatandaşlar büyükşehirlerden vazgeçmedi ama pandemi nedeniyle doğa ile iç içe olabilecekleri yerleri de tercih etti.

KONUT SATIŞINDA ESENYURT’U ANKARA’NIN İLÇELERİ TAKİP ETTİ

Esenyurt’u 18 bin 978 adetle Çankaya, 18 bin 100 adetle Keçiören, 14 bin 381 ile Mamak, 13 bin 630 ile Etimesgut takip etti. Antalya Kepez 13 bin 618 adetlik satışla altıncı, Ankara Yenimahalle 13 bin 559 ile yedinci oldu.

Bursa Nilüfer 12 bin 585 ile sekizinci, Konya Selçuklu 10 bin 720 ile dokuzuncu, Gaziantep Şahinbey 10 bin 488 adetle onuncu sırada yer aldı.

İlk 20’de bulunan diğer ilçeler ise 10 bin 373 adetle Sincan, 10 bin 270 ile Gaziantep Şehitkamil, 9 bin 459 ile Pendik, 9 bin 405 ile Kayseri Melikgazi, 9 bin 170 ile Beylikdüzü, 9 bin 5 ile Antalya Muratpaşa, 8 bin 972 ile Ankara Altındağ, 8 bin 770 ile Sancaktepe, 8 bin 740 il Eskişehir Tepebaşı, 8 bin 289 ile Buca şeklinde sıralandı.

Ocak-ağustos döneminde en çok konut satılan ilk 20 arasına Ankara’dan 7, İstanbul’dan 4, Antalya ve Gaziantep’ten ikişer, İzmir, Kayseri, Eskişehir, Konya ve Bursa’dan birer ilçe girdi.

EN ÇOK SATIŞ ARTIŞI ETİMESGUT VE ÜMRANİYE’DE

Yılın 8 ayında konut satışlarının en çok arttığı ilçe yüzde 126 ile Etimesgut oldu. Bu ilçede satış adedi 6 bin 70’ten 13 bin 630’a çıktı.

Etimesgut’u yüzde 90 ile ve 8 bin 104 adet ile Ümraniye, yüzde 84 ile Çankaya ve Diyarbakır Yenişehir takip etti. Yenişehir’de 2 bin 357 adet konut satışı gerçekleşti.

Konut satışlarının söz konusu dönemde en çok arttığı ilçeler ilk 20 ilçe arasına Adana Seyhan yüzde 72, İzmir Çiğli yüzde 71, Keçiören yüzde 70, İzmir Bornova, Arnavutköy ve Afyonkarahisar Merkez yüzde 67, Edirne Merkez ve Beykoz yüzde 66, Kocaeli Darıca yüzde 65 Tekirdağ Çerkezköy yüzde 64 ile girdi.

“DÜŞÜK FAİZ KAMPANYASI ANADOLU’DA KONUT TALEBİNİ ARTIRDI”

Emlak sektörünün uzmanları yılın ilk 8 ayında İstanbul’dan sadece bir ilçenin ilk 10’da yer aldığını belirterek, ilk 20’ye ise sadece 3 ilçenin girebildiğini söyledi. Buna karşın Ankara’dan 7 ilçenin ilk 20’de yer aldığını dile getirildi.

“İNSANLAR YATIRIM ARACI OLARAK BÜYÜKŞEHİRLERDEN VAZGEÇMİYOR. FAKAT YAŞAMAK İÇİN DOĞAYA GİDİYOR. “

Gayrimenkul Borsası AŞ Üst Yöneticisi Kurtuluş Altun, konu ile ilgili değerlendirmesinde son dönemde konut kredi faizlerinde yaşanan düşüşlerin satış oranlarında ciddi bir artış sağladığını belirterek, şu açıklamalarda bulundu:

“Oranlara baktığımızda konut satış adedinde hem de artış yüzdesinde İstanbul, Ankara ve İzmir’in öne çıktığını gördük. İnsanlar yatırım aracı olarak büyükşehirlerden vazgeçmiyor. Fakat artık yaşamak için doğayla iç içe olabileceği yerlere gidiyor. Pandemi bu anlamda gayrimenkulleri ölü sermaye olmaktan çıkararak geri kazanımını sağlamış ve yatırım aracı olarak kullanılmasına olanak sağlamıştır.”

Devamını Oku

Sektörel

Tüketici için vergi ve komisyon oranları düşürülmeli, denetimler sıklaşmalı

Resmi Gazete’de yayımlanan düzenlemeye göre, yetki belgesi almadan emlakçılık yapılamayacak, belgesi olmayan işletmeler ilan sitelerine üye …

Resmi Gazete’de yayımlanan düzenlemeye göre, yetki belgesi almadan emlakçılık yapılamayacak, belgesi olmayan işletmeler ilan sitelerine üye olamayacak. Halihazırda faaliyette olan emlak işletmelerine, yetki belgesi almaları için verilen geçiş süreci 31 Ağustos 2020’de sona ermişti. 

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, yetki belgesi olmadan emlakçılık yapanlar hakkında idari yaptırım uygulanacağını söyledi. Pekcan ayrıca, “En az 100 saatlik mesleki eğitim almayanlar ve mesleki deneyime sahip olmayanlar emlak işletmesi açamayacak. 

ARAÇ ALIMINDA DA OLMALI

Emlak işletmesi sahipleri ile şirket yetkililerinin Seviye 5, emlak işletmesinde sigortalı çalışanların ise Seviye 4 yeterliliğe sahip olması gerekecek” diye konuştu.

Pekcan’ın aktardığına göre, Türki-ye’de gayrimenkul satışlarının yüzde 50’si emlak işletmeleri aracılığıyla yapılıyor. Ancak kayıt dışı faaliyetler nedeniyle bu sayının çok daha üzerinde kişinin taşınmaz alım satımı ile kiralanmasına aracılık ettiği tahmin ediliyor. Pekcan, “Yaptığımız düzenleme ile şeffaf, hesap verebilen ve kayıt altında bir emlakçılık sektörü oluşturulmasını ve sektörün yakından takip edilerek haksız rekabetin ortadan kaldırılmasını amaçlıyoruz” dedi.

Tüketici Başvuru Merkezi Onursal Başkanı Aydın Ağaoğlu, söz konusu düzenlemeyi yerinde bulduğunu hatta otomobil alım sürecinde de uygulanması gerektiğini ancak eksiklikler olduğunu anlattı. Ağaoğlu, “Alım ve satımda uygulanan hizmet üst sınırı yüzde 4. Bu, çok fazla. Kayıt dışılığın düşürülmesi için bu oran inmeli” dedi. Mağdur tüketicilerin şikâyetlerinin hiç kesilmediğine dikkat çeken Ağaoğlu, “Satış bedellerinin gerçek değerinden fazla gösterilmesinin sebeplerinden biri yüksek emlak vergisi. Diğeri, emlak komisyon oranları. Meblağ yükseldikçe komisyon oranı düşmeli” diye konuştu. Ağaoğlu ayrıca, tüketicilerin dolandırılana kadar mağdur edilmeye devam edildiklerine dikkat çekerek denetimlerin de sıklaştırılması gerektiğinin altını çizdi. l Ekonomi Servisi

Devamını Oku

Popüler Haberler