Bize Ulaşın

Ropörtajlar

DÜNYANIN YÜKÜ OMUZLARINDA

FNS Makina Genel Müdürü Ahmet Selman Sönmez Yapihaber’e konuştu: Kule vinç hizmeti vermek ciddi sorumluluk ister. Kiralama hizmeti alan inşaat firmaları, eski model vinçlerden uzak durmalı. İş güvenliği açısından çok riskli olan 30 yıllık vinçleri, bazı uyanıkların boyayıp, birkaç yıllık gibi göstererek kiraladıklarını duyuyoruz. Bu çok tehlikeli.

2013 yılından bu yana kule vinç kiralama hizmeti veren, 2018 yılı itibarıyla makina parkuruna dış cephe platformu ve yük asansörlerinide ekleyen FNS Makina Genel Müdürü ve firma ortağı Ahmet Selman Sönmez ile konuştuk. Büyük maliyetler tutan kule vinçlerin satın almadan ziyade, kiralama olarak tercih edilmesi üzerine sektöre adım attıklarını söyleyen Ahmet Selman Sönmez, “Makinalar, şehrin her tarafında görülmeye başlandığı anda bizde merak oluşturdu. Araştırdık ve o zamanlar yeni başlayan yerli üretimi desteklemek ve inşaat sektöründeki yükseliş trendinin içinde bulunmak için FNS Makina’yı kurduk” dedi.

KULE VİNÇLERİ BOYAYIP YENİ GİBİ KİRAYA VERENLER VAR

İnşaat sektöründe yaşanan her olumsuz durumun kendilerini de paralel yönde etkilediğini söyleyen Ahmet Selman Sönmez, “2019 zor geçti ancak alınan tedbirler işe yaradı. Dövizdeki ani yükseliş nedeniyle, makina alımlarımızı geçici olarak durdurmak zorunda kaldık. Kule vinçler dövize endeksli. Fakat sektör yeniden kendine geldi. Ve biz de yatırımlarımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz. Ülkemize güveniyoruz ve yatırım yaparak bu ülkeye hizmet edeceğimizi biliyoruz. Şu anda makinalarımızın yüzde 80’i hizmet veriyor.” dedi. Kule vinçlere ruhsat verilmediğini, sadece üretici firmaların kimlik verdiğini söyleyen Sönmez, servis konusunda kendi bünyesinde profesyönel ekip oluşturduklarını, kiralık vinçlerde oluşabilecek arızalara anında müdahale ettiklerini söyledi.

“Bu işte ‘Biz olduk’ diye bir şey yoktur. Teknoloji geliştikçe yeni ürünleri takip ediyor, parkurumuzu sürekli genç ve diri tutmaya gayret gösteriyoruz. Sıkıntılı günleri geride bıraktık”

Kule vinçlerin birkaç saatlik arıza vermesinin, kiralayanlar için büyük iş kayıplarına yol açtığını söyleyen Sönmez, bugüne kadar Türkiye’nin onlarca şehrinde, yüzlerce makinanın sorunsuz bir şekilde hizmette bulunduğunu belirtti ve sektörle ilgili şu uyarılarda bulundu:

Firmalar sadece fiyatı baz alarak kiralama ve satın alma yapıyorlar. Bu yanlış. Piyasada bir iki kule vinç alıp hizmet verenler var. Oysa bu iş o kadar kolay değil. Kiraya verilen makinaların kira sonrası, servis noktasında hizmet kapasitelerinin olup olmadığına dikkat edilmeli. Ayrıca bazı uyanıkların, 30 yıllık vinçleri boyayıp 5 yıllık gibi kiraya verdiğini duyuyoruz. Bakımları düzgün yapılmış kule vinçlerin ömrü 20 sene olarak öngörülüyor. Bu tarz eski makinalara sınırlama gelmesi gerekmekte. Denetim mekanizmasının çalışması gerekiyor. Eski makinalar, binlerce insan için ciddi tehlike saçıyor.

Büyük ölçekli projelerde FNS imzası var

Türkiye’de önde gelen birçok projeye hizmet veren FNS Makina, halihazırda TOKİ’nin şantiyelerinin yanı sıra, Yedi Mavi, Deniz İstanbul ve NEF gibi büyük ölçekli projelerde kule vinçlerini çalıştırmaya devam ediyor.

Devamını Oku
Reklam
Tıkla Yorum Yap

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Emlak Gündem

KORONA VAR ANCAK O TAPULU EVİNE GİREMİYOR!

Bundan aylar önce, Bahçelievler Metroport Avm ve Ümraniye Canpark Avm ortağı Yusuf Hamzaoğlu ölümünün ardından, kızı Yurdan AYDIN İki kardeşi İş adamı Yüksel Hamzaoğlu ve Yılmaz Hamzaoğlu’na mirastan mal kaçırdıkları gerekçesiyle dava açtı.

İstanbul’un büyük inşaat şirketlerinden birisinin sahibi olan Yusuf Hamzaoğlu ve kardeşleri M. H., O. H. ile H. H. 1974’de kurdukları inşaat firmalarını 2000 yılların hemen başında bedelsiz şekilde 2.nesil olan çocuklarına devrettiklerini iddia eden Yurdan Aydın, Daha önce firma hisselerini kardeşlerime bedelsiz devreden babam Yusuf Hamzaoğlu oğullarının bana bir mal bırakmayacağını düşündüğü ve şirket hisselerini verdikten sonra onu dinlemediklerini gördüğü için ölmeden önce üzerinde ki malları onlara vermedi. Yaşıyorken Selimpaşa’ya yaptığı bir müstakil binanın bir dairesine beni yerleştirdi ve ben bu daireye tüm eşyalarımı aldım yazları burada çocuklarımla yaşıyordum. Vefatı sonrası ise bu daireler Anneme, diğer kardeşlerime ve bana intikal etti.

“Burada bedelsiz olarak firmanın hisselerini de babamdan aldıklarını öğrenmiş oldum”

Burada bedelsiz olarak firmanın hisselerini de babamdan aldıklarını öğrenmiş oldum ve avukata gittim. Bu sırada selimpaşada ki dairelere kredi çekmeye çalışan Şekav Derneği Başkan yardımcısı abim Yüksel Hamzaoğlu amcasının oğlu olan M. H.’na oğlumu aratıp kefaliyet ve ipotek imzalamam için zorladı. İmzalamazsak benimle ve çocuklarımla uğraşacağını belirtti. Bende sinirlenerek Firma için ve babamdan kalan mallara ipotek koyulmaması için gerekli davayı açtırdım. Babamın üstünden bize intikal eden mallar içinde mahkemenin bizi haklı bulmasıyla ihtiyati tedbir kararı kondu.

Firmaya konan ihtiyati tedbir firmanın kendini idame ettirebilmesi için kalktı. Davalar devam etmekte. Ancak geldiğimiz noktada hem kardeşlerim hem de annem kardeşlerimin dolduruşuna gelerek bana düşmanca tavırlar sergilemektedir, Selimpaşa’da bulunan dairemin ve Müstakil bina giriş kapılarının tüm kilitlerinin değiştirildiğini öğrendim belkide içerideki eşyalarımda gasp edildi. Aynı binada hem annemin hemde kardeşlerimin oturdukları daireler olmasına rağmen, Tapulu evime benim girmeme 2 yıldır izin verilmiyor.

Ayrıca benim dava açmam ile bir kızı ve 4 oğlu bulunan amcalarımdan O. H. çocuklarından hisselerini geri aldı. Tüm bu yaşananlara rağmen dava sürekli uzamakta, babam vefat ettikten sonra önce 80 milyon + kdv olan Bahçelievler Metroport Avm’de ki hisselerini 47 milyon + kdv’ye rayiç bedelinin de neredeyse altında sattılar şimdide Ümraniye Canpark Avm’yi satmaya çalışıyorlar firmanın üstündeki malları da dava süresince rayiç bedeller üzerinden başka firmalara ve şahıslara satmaktalar.

Malı ve gücü ile çevresi yerinde olan abim Yüksel Hamzaoğlu ve kardeşim Yılmaz Hamzaoğlu beni akrabalarıma karşı yalan yanlış sözlerle kötülemektedir. Benim tek istediğim adaletin tecilli edip miras haklarıma kavuşmam. En çok üzüldüğüm nokta da daha önce babam olmasaydı ne yapardık, babamın sayesinde çocuklarımızı okutuyoruz, babamın sayesinde Florya ve Basınköy’de oturuyoruz diyen kardeşlerimin babam öldükten sonra o ne verdi ki bize hepsini biz başardık demeleri..

Şuan kirada oturuyorum ve yaşanan Corona vakalarından dolayı evime gitmek istiyorum ancak benim ve çocuklarımın şahsi faturalı eşyalarımın bulunduğu evime almıyorlar, akrabalarımıza benim için hakaretlerde bulunmaktadırlar. Buradan iç işleri bakanlığımıza da rica ediyorum herkes evinde kalsın deniyor ancak benim kardeşlerim benim kendi evime girmemi engelliyorlar ve beni tehdit ediyorlar. Nitekim davalar devam etmekte olsa da böyle bir dönem içerisinde Devlet büyüklerimizin yardımlarını rica ediyorum. Dedi.

Devamını Oku

Ropörtajlar

42 SENEDİR İNŞAATIN TOZUNU YUTUYORUZ

“Bizde, dededen toruna miras inşaatçılık”

sözleriyle meslek aşkını anlatan Anakent Mimarı Tasarım’ın Koordinatörü Sinan Polat,

“43 yıldır ailecek inşaatın tozunu yutuyoruz. Temelden son kata kadar taşeron firma olarak üstlendiğimiz projelerin betonarme işçiliğini üstleniyoruz. En büyük keyfimiz ise, son tabliyenin betonunu attıktan sonra astığımız bayrağı izlemek…”

diye konuştu.

İnşaatların betonarme (kaba inşaat) imalatlarına malzemeli işçilik hizmetleri veren Anakent Mimari Tasarımın, Türkiye’nin önde gelen birçok büyük projesinde ismi var. “İskele, kereste, hırdavat, kule vinç, ISG ve SGK gibi birçok sorumluluğu üstlenerek, işverenlerin yükünü hafifletiyoruz. Proje sahibi işverenlere sadece beton ve demir almak kalıyor” diyen şirket koordinatörü Sinan Polat, “Hem kaba inşaat imalatı, hem de ince işler diye tabir ettiğimiz kategorilerde hizmet veriyoruz. Bunun dışında tadilat gibi işler de yapıyoruz. Büyük ya da küçük proje ayrımı yapmadan, Türkiye’nin her bölgesinde hizmet vermeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı…

ANAKENT MİMARİ TASARIM KOORDİNATÖRÜ SİNAN POLAT

“42 yıldır inşaatın tozunu yutuyoruz” diyen Sinan Polat, kuruluş hikâyelerini şöyle anlattı: Gümüşhaneliyiz. Dedemiz Şakir Polat, Almanya’da amcam Salim Polat ile birlikte bir süre işçi olarak çalıştı. Babam Selim Polat aileye sahip olmak için İstanbul’da kaldı. Almanya’dan temelli dönüş sonrası, 70’li yılların sonunda Antalya’ya göç etmişler aile boyu. Orada birçok proje yapmışlar. 90’lı yıllarda çıkan krizle birlikte müteaahitlik devri bitmiş. Ancak inşaattan kopamadı hiçbirisi. Akrabalarımızda da, bizde de bir dükkân açalım, esnaf olalım düşüncesi yok. Gümüşhaneli olmanın da etkisi olsa gerek, kalfalık yapıyorlar bir süre… Ve sonrasında 90’lı yılların başında tekrar İstanbul’a dönüş süreci başlıyor.

Şirketleşmeye 2000’li yıllarda başladıklarını anlatan Sinan Polat, Türkiye’nin inşaat sektöründe gösterdiği büyük performansın, kendilerini de büyük ölçekli projelere yönelttiğini söyledi…

TEKNOLOJİYİ TAKİP EDİYORUZ

Kaba inşaat diye bilinen, betonarme imalatı sürecinin yorucu olduğunu, ancak her kat çıktıklarında ortaya çıkan eserin de bir sanat haline dönüştüğünü dile getiren Sinan Polat şunları söyledi: Mühendis ve mimarların çizdiği projeleri bir eser gibi görüyoruz. İnce ince bunu somutlaştırıyoruz. Tabii işin zor kısımları da var. Tehlikeli işler kategorisinde yer alan bir iş yapıyoruz. Bu sebeple iş güvenliği tedbirlerini maksimum seviyede tutuyoruz. İşçilerimize, Mesleki Yeterlilik Belgesi edinmeleri noktasında yardımcı oluyoruz. Haftalık eğitimlerimizi aksatmıyor, kullanılacak İSG malzemeleri temini noktasında hassas davranıyoruz…

İmalat sürecinde, yeni teknolojik ürünlere yöneldiklerini ve malzeme parkurunu genç tuttuklarını söyleyen Sinan Polat, “İskele malzemelerimiz, kolon takımlarımız, hem kaliteli işçilik çıkarmamızda, hem de iş güvenliği gibi konularda bize büyük katkı sağlıyor” dedi. Kalıp altı malzemelerde onon, H20 gibi ağaç ürünlerini kullandıklarını söyleyen Polat, plywood zayiatlarının kendilerini yorduğunu anlattı. Plywoodun, geri dönüşümü olmayan bir ürün olduğundan bahseden Sinan Polat, “Yeni çıkan yüksek dayanımlı plastik ürünler var. Geri dönüşüm de sağlıyor aslında. Henüz deneyemedik. Proje sahiplerinin onayı gerekiyor” dedi.

FIRSATÇILAR TÜREDİ

Son zamanlarda inşaat maliyet endekslerinin arttığına dikkat çeken Anakent Mimari Tasarım’ın sahibi Yalçın Ablak ise, inşaat sektörünün 2018 ve 2019 yıllarında yaşadığı sıkıntıları atlattığını hatırlatarak, o süreci şöyle anlattı:

Doların bir günde tarihi rekorlara gelmesi, malzeme temini noktasında bizi çok zorladı. Fırsatçılar, ürünleri piyasaya vermedi. Sorduğumuzda, “Fiyat belirlenemiyor” dendi. Doların anlık oynamaları, üretici kadar bizleri de zora soktu. Tabii bu ülke insanının birbirine duyduğu güven ve karşılıklı yardımlaşma bizleri ayakta tuttu…

ANAKENT MİMARİ TASARIM SAHİBİ YALÇIN ABLAK

“Yüksek faiz, domino etkisi yaratıyor” diyen Yalçın Ablak, “Faizi daha cazip gören müşteri yatırıma yönelmiyor, oturmak için ev alacak kişi krediye yönelemiyor. Hal böyle olunca ilk müteahhitler, ardından da bizler durmak zorunda kalıyoruz. Bizimle birlikte sektöre doğrudan veya dolaylı yoldan malzeme tedariki sağlayan firmalar duruyor. Çekle alışverişlerde fiyat farkı %10’lara varan artışlara neden oluyor. Dolayısıyla işin sonunda, milyonlarca işçiye sağlanan istihdamın önü kapanıyor. Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın, faiz lobisine karşı durduğu dik duruşu takdir ediyoruz. Faiz inerse ülke batar diyenlere inat, atılam adımlar, bizlerin bugün daha sağlıklı ekonomik ortamlar yakalamamıza imkân sağladı” şeklinde konuştu…

Yalçın Ablak: Türkiye’nin her bölgesinde, inşaatın her alanında hizmet verdiklerini ve teknolojiyi yakından takip ettiklerini söyleyen Anakent Mimari Tasarım’ın sahibi Yalçın Ablak, www.anakentmimari.com üzerinde sürekli güncel bilgiler sunduklarını anlattı. Ablak, “Amacımız, sağlam adımlarla sektörde isim yapmak. Gurur duyulacak projelerde imzamızın bulunmasını sağlamak” dedi.

Devamını Oku

Popüler Haberler